KADİR GECEMİZ VE RAMAZAN BAYRAMIMIZ BÜTÜN ÜMMETE MÜBAREK OLSUN!

“Biz onu Kadir gecesi indirdik. Kadir gecesi nedir, bilir misin sen? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Meleklerle Ruh o gece Rabblerinin izniyle her iş için iner de iner. Tam bir esenliktir o gece, tâ tan yeri ağarıncaya kadar.” (Kadîr sûresi, 1-5) ramazanbayramx

“Kadir gecesini, fazilet ve kudsiyetine inanarak ve sevabını yalnız Allah’tan bekleyerek ibâdet ve tâatle geçiren kimsenin -kul hakkı hâriç- geçmiş günâhları bağışlanır.” (Müslim, Müsâfirîn, 175)

Âişe -radıyallâhu anhâ-, Peygamber Efendimiz’e: “–Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim?” diye sormuş, Fahr-i Kâinat Efendimiz de: “«Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Sen beni affet, bağışla!» diye dua et!” buyurmuştur. (Tirmizî, Deavât, 84)

Hayırla, bereketle, rahmetle müjdelenen bir ayın sonuna yaklaşırken, Kur’an-ı Kerimin indirilmeye başlandığı, Peygamberimiz(sav)’e ilk vahiy ve Peygamberlik görevinin verildiği, ibadet ve duaların diğer gecelere göre daha makbul ve hayırlı olduğu bildirilen, Kadir Gecesini bütün rahmetiyle karşılıyoruz.

Read the rest of this entry »

HOŞGELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN

Recep,Şaban derken… rahmet, bereket ve mağfiret ayı Ramazan’a Rabbimizramadan16 bizi kavuşturdu. Bu ayın kıymetini bilenlerden eylesin inşaallah.

Ramazan ayı, fert fert ve tüm ümmetin muhasebe ayıdır. Bu sebeple, bu Ramazan’da hepimiz nefsimizi baştan ayağa tam bir denetime sokmayı sağlamalıyız. Bugün ümmet olarak çekilen kahırların, ızdırapların ve zilletlerin kaynağında nefsimize ait hataları, noksanlıkları ve zafiyetleri bir bir araştırıp tespit etmeye çalışmalı ve ıslahı için çözümler üretmeliyiz.

Biz diyoruz ki, bugün ümmetçe düştüğümüz zilletlerin temelinde bilgisiz ve bilinçsiz bir topluma dönüşmüş olmamız yatmaktadır. Düşüncemizde, davranışlarımızda ve hareketlerimizde İslami ölçüleri referans olarak almak zorunda bulunduğumuz halde; bilgisizlik ve doğru bilgiyi araştırmada gösterdiğimiz tembellik ve umursamazlık günlük hayatımızın her kademesinde karşılatığımız olaylarda bilinçsiz, yanlış ve İslami ölçülerin dışında tepkiler vermemize neden olmaktadır.

Read the rest of this entry »

DONDURMAM KAYMAK(! ) MI?

Yaz geliyor, marketler, pastaneler, seyyar dondurmacılar,öncelikle çocuklarımızı hedef alan reklamlarla boyaları ile, tat verici aromaları ile, stabilizerleri ile, emülgatörleri ile dondurmalarını satmaya başlıyorlar. Eski yıllarda Gazetelerde haberler: “merdiven altı üretilen ve hijyen şartlarına riayet edilmediği için mikroplu olduğu tesbit edilen bu Pano01dondurmalardan çocuklarınızı koruyun”. Tamam da, Ya, kelli felli fabrikalarda batı teknolojisi ile üretilen dondurmalar ne kadar sağlıklı ve ne derece güvenli? Bu soruların cevaplarını kimden alacağız?

Dondurma ile, cumhuriyet döneminde tanıştık. Dondurmaya gelinceye kadar Anadoluda yaz aylarının hararetini gidermek için şerbetler içilir ve kar helvaları kaşıklanırdı. Kış boyunca yağan karlar, yüksek yerlerde yaylalarda  dağ oyuk ve mağaralarında veya kar depolamak için yapılmış tahta evlerde üzerleri saman gibi maddelerle izole edilerek saklanırdı. Yaz boyunca da bu karlar bloklar halinde kesilerek şehir, kasaba ve köylere arabalarla getirilirdi. Meşrubatçılara ve evlere satış yapılırdı. Büyük büyük bardaklar veya kaseler karlarla doldurulur ve üzerine vişne şerbeti, meyve marmelatları, pekmez gibi tatlılar dökülerek kaşık kaşık yenirdi. Bu güzel ve sağlıklı uygulama bu gün de yer yer Anadolumuzda devam etmektedir. Kar helvası bu sebeple dondurmanın atası sayılabilir. Yeni dünyanın keşfi üzerine günlük hayatın içine şekerin girmesi ile dondurma da ön plana çıktı.

Read the rest of this entry »

KIYAMETTE SORGULANACAK ÜÇ KİŞİ…

untitledEbû Hüreyre radıyallahüanh’den rivayet edilmiştir: Resûlüllah aleyhisselâm şöyle buyurdu:
“Kıyamet gününde üç kişi ilk olarak sorguya çekilir:
Birincisi, cihad esnasında ölen kimsedir ki, Allah’ın huzuruna getirilir ve Allah, kendisine verilmiş olan nimetleri önüne serer. O da, bunlara nail olduğunu itiraf eder.
Bunun üzerine Allah kendisine: Bu mazhar olduğun nimetler içerisinde ne yaptın? diye sorar.
O da: Senin yolunda şehîd oluncaya kadar savaştım, cevabını verir.
Allahü Teâlâ: Yalan söylüyorsun; sen «yiğit» desinler diye savaştın ve sana «yiğit» dediler de, der. Sonra meleklerin kendisini almalarını emreder ve yüz üstü sürüklenerek cehenneme atılır.
İkincisi, ilim tahsil edip başkasına da öğreten ve Kur’ân okuyan kimsedir ki, bu da Allah’ın huzuruna getirilir ve Allah kendisine verilmiş olan nimetleri bir bir sayar ve önüne serer. O da bunları tasdik eder.
Ve Allah kendisine: Bu eriştiğin nimetler içerisinde ne yaptın? diye sorar.
O da: İlim tahsil ettim, ilmi başkasına öğrettim ve senin rızan için Kur’ân okudum, diye karşılık verir.
Allah kendisine: Yalan söylüyorsun, sen ilmi, «alim» desinler diye öğrendin. Kur’ân’ı da «güzel Kur’ân okuyan kişi» desinler diye okudun. Ve sana böyle dediler de, der. Sonra meleklere kendisini almalarını emreder ve yüz üstü sürüklendirilerek cehenneme atılır.

Read the rest of this entry »

MÜSLÜMAN BİLGİNLERİMİZ(4): EBU’L VEFA MUHAMMED EL-BÜZCANİ (İS. 940 – 997)

Geçmiş tarihlerde yaşamış ve insanlık tarihine fikirleri ile, keşif ve icatları ile hizmetler yapmış Müslüman İlim Adamlarını bugünün müslüman gençlerine geçmişine sahip olsun, ibret alsın ve heveslenerek bu asrın müslüman düşünürleri, fikir adamları, mucitleri ve kâşifleri olsun dua, temenni ve arzusu ile tanıtmaya çalışıyoruz.buzcani2

Geçmiş tarihlerde yaşamış ve insanlık tarihine fikirleri ile, keşif ve icatları ile hizmetler yapmış Müslüman İlim Adamlarını bugünün müslüman gençlerine geçmişine sahip olsun, ibret alsın ve heveslenerek bu asrın müslüman düşünürleri, fikir adamları, mucitleri ve kâşifleri olsun dua, temenni ve arzusu ile tanıtmaya çalışıyoruz.

Bu yazı serimizde Biyografilerini bulacağınız Müslüman Alimlerimizin dördüncüsü:

  1. EBU’L VEFA MUHAMMED EL-BÜZCANİ (İS. 940 – 997)

Ebu’l Vefa Muhammed İbn Muhammed İbn Yahya İbn İsmail el-Büzcani MS. 940’ta Büzcan Nişapur’da doğmuştur. Bağdat’ta büyük bir matematikçi ve astronom olarak gelişti ve MS. 997/998’de öldü. Matematiği Bağdat’ta öğrendi. MS. 959’da Irak’a göç etti ve ölünceye dek orada yaşadı.

Read the rest of this entry »

MARKETLERDEN GELİŞİGÜZEL ALIP YEDİĞİMİZ İÇTİĞİMİZ GIDALARI TANIYALIM (4)

Bu seri yazımızla sizlere market alışverişlerinizde sağlığınıza ve inancınıza zarar verebilecek  bazı uygulamaların bilgilerini ürün adı başlığı ile  vermeye çalışıyoruz.alkolfreex

  1. RENKLİ RENKSİZ GAZOZLAR, KOLALAR, ENEREJİ İÇECEKLERİ, TOZ İÇECEKLER

Alkolsüz İçecekler(meşrubatlar) adı altında toplanan bu maddeler genellikle su, lezzet verici, renk verici, koruyucu, özelliğine göre tenbih edici katkı maddeleri ve yapay tatlandıcılardan oluşturulan tamamen yapay ürünlerdir. Tamamı Materyalist, sömürücü, kapitalist Batı kültürünün reklam ve sermaye gücü ile insanlara empoze ettiği ürünlerdir.

Dünya Sağlık örgütlerinin, insan beslenmesine hiçbir katkı sağlamadığı, bilhassa çocuk ve gençlerin sağlıklarına zararlı ve tüketim zamanı ve miktarı arttıkça hastalık yapıcı oldukları raporlarında belirtilmiş ürünlerdir. Tamamen zevk alma hastalığı olan Hedonizmi esas alan bir tüketim ürünüdür. Ayrıca bütün kodekslerde ister dışardan girsin, ister kimyasal reaksiyon olarak içeride oluşsun % 0.3’e kadar alkole izin verilmektedir. İslam dini ise, maddi ve manevi hayatlarında müslümanların menfaat ve maslahatını esas alır. Dinine, sağlığına zarar verecek her türlü maddeye ve eyleme izin vermez.

Read the rest of this entry »

MÜSLÜMAN BİLGİNLERİMİZ (3)

Geçmiş tarihlerde yaşamış ve insanlık tarihine fikirleri ile, keşif ve icatları ile hizmetler yapmış Müslüman İlim Ebul-KasımAdamlarını bugünün müslüman gençlerine geçmişine sahip olsun, ibret alsın ve heveslenerek bu asrın müslüman düşünürleri, fikir adamları, mucitleri ve kâşifleri olsun dua, temenni ve arzusu ile tanıtmaya çalışacağız.

Bu yazı serimizde Biyografilerini bulacağınız Müslüman Alimlerimizin üçüncüsü:

  1. EBU’L-KASIM EL-ZEHRAVİ (936 – 1013)

Read the rest of this entry »

MARKETLERDEN GELİŞİGÜZEL ALIP YEDİĞİMİZ İÇTİĞİMİZ GIDALARI TANIYALIM (3)

eturunlerix

Bu seri yazımızla sizlere market alışverişlerinizde sağlığınıza ve inancınıza zarar verebilecek  bazı uygulamaların bilgilerini ürün adı başlığı ile  vermeye çalışacağız.

3.SUCUK SALAM SOSİSLER, PASTIRMALAR, DÖNERLER, KÖFTELER VE DİĞER ET ÜRÜNLERİNDE KRİTİK NOKTALAR:

Bu ürünlerin çoğunda kullanılan doğal ve sentetik Kılıfların helal şartlarda olamama riski. Sodyum nitrit,sodium nitrat gibi katkıların kansorejen nitrosamin kimyasalları oluşturma riski, beyin hasarı riski taşıyan mono sodium glutomatın ve böcekten üretilen Karmin boyasının kullanımı. Gömlek ve kavram yağlarının hellaliği. Mono ve digliserit. Dekstroz, doğal ve sentetik renklendiriciler, antioksidanlar ve stabilizitörler, sakatatların karıştırlma rizki, GDO’lu nişasta rizki. Ayrıca ana madde durumunda olan etin de helal şartlarda olamama rizkleri söz konusudur.

Sodyum Nitrit ve Nitrat (E250,E251)

Read the rest of this entry »

MÜSLÜMAN BİLGİNLERİMİZ…(2)

Geçmiş tarihlerde yaşamış ve insanlık tarihine fikirleri ile, keşif ve icatları ile hizmetler yapmış Müslüman İlim biruniAdamlarını bugünün müslüman gençlerine geçmişine sahip olsun, ibret alsın ve heveslenerek bu asrın müslüman düşünürleri, fikir adamları, mucitleri ve kâşifleri olsun dua, temenni ve arzusu ile tanıtmaya çalışacağız.

Bu yazı serimizde Biyografilerini bulacağınız Müslüman Alimlerimizin ikincisi:

  1. EBU REYHAN EL-BİRUNİ( 973 – 1048)

“Allah, cahilliği mazur görmeyen Kadiri mutlaktır” diyen bilgedir o.

Ebu Reyhan Muhammet ibn Ahmed el-Biruni, 11. yy’ın ünlü Müslüman hükümdarlarından biri olan  Mahmut Gaznevi’nin sarayında çalışan ünlü bir bilgedir. El-Biruni, fizikte, metafizikte, matematikte, coğrafyada ve tarihte eşit etkinliğe sahip çok yönlü bir  bilim adamıydı.

Read the rest of this entry »


Warning: Parameter 1 to W3_Plugin_TotalCache::ob_callback() expected to be a reference, value given in /home/hdede/hdede-a2/wp-includes/functions.php on line 3597