HELAL MUTFAK ÇOCUK ATÖLYESİ
Petek Hamurda Meyve Şöleni
Ağaç yaşken eğilir minvalinden yola çıkarak, geleceğimiz olan çocuklarımıza Helâlen Tayyiben bir atölye düzenledik.
Petek hamurda meyve şölenimizi gerçekleştirirken “helal lokma” şuurunu Allah’ın izniyle evlatlarımıza nakşedeceğiz.
Not: Gelen hanımlara sağlıklı atıştırmalıklar eğitimi yapılacaktır.
Etkinlik ücretlidir.
1 Çocuk: 60₺
2 Çocuk: 100₺
3 Çocuk: 150₺
Kız Çocuk 4 yaş ve üzeri kabul edilmektedir.
Erkek Çocuk 4-8 yaş kabul edilmektedir.
Kayıt formunun doldurulması gerekmektedir.
https://forms.gle/wvpQi1WVVmSLpudo8
Hanımlara yöneliktir.
Diyetisyen: Asuman Kendir
Tarih: 17 Haziran 2023
28 Zilkade 1444 Cumartesi
Saat: 13:00
Adres: Ziya Gökalp 2. Ada Giyim Sanatkarları İş ve Ticaret Merkezi, D:A Blok Kat: 7
Başakşehir/İstanbul
İletişim: 0541 727 78 98
RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!
Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederiz.

Bayram, insanları kaynaştırıp bir araya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için mü’minler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kur’ân’lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.
Ramazan Bayramının mü’minler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü Ramazan Bayramı, hergün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan’ın yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan mü’minler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.
Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü’minler sonraki ayın (Şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı denmiştir.
Bayram sabahı Müslümanlar, namaz için camilerde toplanınca, Allahü Teâlâ, meleklere, “İşini yapıp ikmal edenin karşılığı nedir?” diye sorar. Melekler de “Ücretini almaktır” derler. Allahü Teâlâ da, “Siz şahit olun ki, Ramazandaki oruçların ve namazların karşılığı olarak kullarıma kendi rızamı ve mağfiretimi verdim. Ey kullarım, bugün benden isteyin, izzet ve celâlim hakkı için istediklerinizi veririm.” buyurur. (İmam Beyhaki)
İslam ümmetinin daha şuurlu, daha güçlü, daha dertsiz ve tasasız, daha mutlu olduğu nice bayramlara erişmek dileği ile…
GİMDES ve Dünya Helal Vakfı Başkanı
Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER
TÜRKİYE’DE VE DÜNYA’DA 17 RAMAZAN DÜNYA HELAL GÜNÜ ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE KUTLANDI…
TÜRKİYE’DE VE DÜNYA’DA 17 RAMAZAN DÜNYA HELAL GÜNÜ ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE KUTLANDI…

17 Ramazan Dünya Helal Günü’nü coşkuyla kutlayan illerimizden olan Kırşehir’de Dünya Helal Gününü çocuklar balonlarla, ikramlarla kutladı.
GİMDES Gönüllü Kırşehir Temsilciliği ve Kırşehir İHH Çocukla birlikte 17 Ramazan’da 90 çocuk ve çok sayıda veli ile 17 Ramazan Dünya Helal Günü’ne dikkat çekmek için balon geçidi düzenledi.
Yürüyüş şehir meydanında bulunan Cacabey Camii önünde başlayıp Ahmet Yesevi Camii’nde tamamlandı. Ardından program camii içerisinde devam etti.
Karagöz ve Hacivat gölge oyunu gösteriminden, sağlıklı beslenmenin önemini öğrenen çocuklara, kısaca bilgilendirme yapıldı ve 17 Ramazan Dünya Helal Günü broşürleri dağıtıldı. Aynı şekilde gelen annelere de çeşitli ikramlar ve broşürler verildi. Gün sonunda çocukların ve velilerin neşesi yüzlerinden okunuyordu.
Dağıtılan ikramlar; evde yapılan lokum, şeker ve mısır sertifikalı malzemelerle yapıldı. GİMDES Gaziantep Gönüllü İl Temsilciliği ise 17 Ramazan Dünya Helal Gününde Ramazan Sokağı’ndaydı. Helal sertifikalı kekler, lokumlar ve kendi yaptıkları kakaolu sütleri ikram ettiler. Balonlar dağıtıldı ve çocuklara yüz boyama etkinlikleri yapıldı.
Çocuklara “Helal Gıda Gönüllüsü” rozetlerini takan temsilciler, kitap alanlara GİMDES hatırası çerçeve hediye etti.
İftarda ve sonrasında helal lokma, helal yaşam hususunda hasbihal edildi. 17 Ramazan Dünya Helal Gününü coşkuyla kutlayan bir diğer ilimiz Tekirdağ oldu.
Muratlı ilçesinde Balkan İzcilik Spor Kulübü binasında 9-14 yaş arası genç kızlarla iftar yemeği gerçekleşleştirildi. İftara hazırlık aşamasında genç kızlarımızla yardımlaşırken helal gıda anlatıldı ve sorular cevaplandı. Balonlarla keyifli zaman geçiren genç kızlarımıza iftardan sonra hurma ve 17 Ramazan Dünya Helal Günü broşürü dağıtımı gerçekleştirildi.
Ve bir çok ilimizde 17 Ramazan Dünya Helal Günü kutlamaları coşkuyla, helal sertifikalı ikramlarla kutlandı.
17 RAMAZAN DÜNYA HELAL GÜNÜNE HAZIRLANIYORUZ!
17 RAMAZAN DÜNYA HELAL GÜNÜNE HAZIRLANIYORUZ!
17 Ramazan 2013 yılında GİMDES’in önerisi ile WORLD HALAL COUNCİL’in onaylamasıyla bütün dünya müslümanlarının “Dünya Helal Günü’’ kabul edilmiştir.
Peki neden 17 Ramazan? Çünkü helal konusundaki ilk ayet olan Enfal Suresinin 69. Ayeti, hicri 624, Ramazanın 17. günü, İslam ve küfrün ilk savaşı olan Bedir Savaşı’nda nazil oldu. Peki, ayet-i kerimede Rabbimiz bizlere ne diyor?

“Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve tayyib olarak yiyin ve Allah’tan korkun! Şüphesiz ki Allah, Gafurdur (çok bağışlayandır), Rahîmdir (çok merhamet edendir).”
Bu ayetten şunu anlıyoruz ki Allah biz Müslümanların helal ve sağlıklı besinler yemesini istiyor.
Yani sağlıklı, olgun, hamiyetli, vatanperver, dindar bir nesil inşa etmek istiyorsak, işe yiyip içtiklerimizin “Helal ve tayyib mi? Haram mı şüpheli mi?” olduğu konusundan başlamalıyız. Tayyib yani güzel insanlar istiyorsak, tükettiğimiz gıdaların helal ve tayyib yoldan kazanılmış ve Allah’ın haram kılmadığı, helal ve tayyib ürünlerden olmasına dikkat etmeliyiz.
Peki 17 Ramazan Dünya Helal Günü’nde neler yapabiliriz bir bakalım:
17 Ramazan Dünya Helal Günü gelmeden evimizi süsleyerek, coşkuyla karşılayabiliriz.
Ailemize, akrabalarımıza, arkadaşlarımıza, çevremize 17 Ramazan Dünya Helal Gününü anlatıp kutlayabilir, hediyeleşebiliriz.
İllerimizde bulunan Helal Dünya Marketleri’nden yoksa Online Helal Dünya Marketlerinden alışveriş yapıp iftar ve sahur soframızı ailemizle birlikte helaleştirebiliriz.
Siz de o güne özel Helalen Tayyiben kurabiyeler yapıp, ikramlarda bulunarak coşkuyla kutlayabilirsiniz.
RAMAZAN-I ŞERİFİMİZ MÜBAREK OLSUN…

Bütün Müslüman kardeşlerimizin Ramazan ayı mübarek olsun. Rabbimiz bu ayımızı Ümmet-i Muhammed’in affına, mağfiretine, kurtuluşuna, huzuruna, saadetine, kardeşliğine ve hayırlarına vesile kılsın inşaallah.
Ramazan ayı bir fırsattır. Maddi ve manevi hayatımızı yenilemede, yanlış alışkanlıklarımızdan arınmada, yeme içmemizden günlük yaşantımızdaki her amelimize kadar ciddi bir öz eleştiri yapmada Allah (cc) tarafından önümüze konan bu fırsattan azami derecede istifade etmek için karar verelim ve uygulamaya başlayalım.
Ümmetimiz için çok faydalı olacağına inandığımız, 2013 yılında WHC öncülüğünde başlattığımız 17 Ramazan Dünya Helal Günü çalışmalarımıza Ramazan-ı Şerif vesilesi ile devam etmekteyiz. Rabbimiz yapacağımız çalışmaları kendi katında kabul buyursun.
Resûlullah (sav), bir Şaban ayının son günü bir hutbe irad buyurdu ve şöyle dedi:
“Ey Müslümanlar! Büyük ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu, içinde ‘bin aydan daha hayırlı’ olan Kadir Gecesi’nin bulunduğu bir aydır. Bu ay, Allahû Teâlâ’nın, gündüzlerinde orucu farz; gecelerinde teravih namazını nafile olarak meşru kıldığı (mübarek) bir aydır. Bu ayda kim bir hayır işlerse başka zamanlarda bir farzı yerine getiren kimse gibi sevap kazanır. Bir farzı eda eden de, başka aylarda yetmiş farzı yerine getiren gibi sevap kazanır. Bu ay, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir. Bu ay, ihsan, yardım ve eşitlik ayıdır. Bu ay, mü’minin rızkının arttığı bir aydır. Kim bir oruçluyu iftar ettirirse bu, onun günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. İftar ettirdiği Müslümanın aldığı sevaptan bir şey eksilmeksizin onun kazandığı kadar da sevap kazanır.”
YÜKÜMLÜ OLDUĞUMUZ TEBLİĞ HİZMETİMİZ
Süreyya GÜNGÖR
Biz müslümanız.
Gördüğümüz kötülükleri olduğu hal üzere bırakamayız.
İnsan kendisi doğruyu bulunca hep başkalarını düşünür.
Ama acaba o insanların da doğru yolu bulmasına nasıl vesile olabilirim diye değil
“Nasıl olurda benim yaptığım gibi yapmaz, nasıl olurda şu islami emre uymaz vs.
Bu liste uzar gider.
Hep düşünürdüm insanlar nasıl helal lokmaya dikkat etmez.
Nasıl olurda namaz kılan, hacca giden bir insan Helal ve Tayyib sertifikasız bir ürün tüketir, nasıl dikkat etmez, nasıl haberi olmaz diyordum…
Eeeee ama daha düne kadar bende namaz kılıyordum ama dikkat etmiyordum.
Demek ki birisi bana vesile olmuş, demek ki birileri bana dokunmuş.
Şimdi karar verdim ben de müslümanların lokmalarına dokunacağım.
Helal lokmayı onlara nasıl tebliğ edebilirimin derdine düşeceğim.
Artık insanlar nasıl olurda Helal lokmaya dikkat etmez demeyeceğim: Ben
insanlara Helal lokmayı nasıl tebliğ edememişim diyeceğim.
Peki nasıl?
Read the rest of this entry »
MİLLİ BİRLİĞİMİZE KASTEDEDEN İFSAT HAREKETİNE HALA NEDEN DUR DİYEMİYORUZ?
Son derece cür’etkâr ve etkin bir dalga oluşturma adına, ellerindeki tüm vasıtaları harekete geçirmiş bulunuyorlar. Aileyi, nesli ve insana ait değerleri yıkma hedefiyle, sinsice yürüttükleri projelerinin bugünlerde deşifre olmasından da son derece rahatsız oldukları anlaşılıyor. Arkasına gizlendikleri “Kadına şiddete ve tacize hayır maskesi”nin düşmesi, kendilerini hayli telaşlandırmış görünüyor.
Evet, kadına şiddete ve şiddetin her çeşidine herkesden çok biz Müslümanlar hayır diyoruz.
“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle. Şimdi sen de onlara merhamet göster. Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse ” diyerek dua et.”(İsra .23,24)
Kadına, erkeğe, çocuğa karşı işlenen şiddet ve taciz suçuna da hayvanlara ve hatta çevreye karşı işlenen suçlara da karşı olduğumuzu yüksek sesle tekrar ilan ediyoruz. Zira bizler millet olarak, hiçbir canı incitmemeyi ve kimseden incinmemeyi bir insanlık nişanı sayan Mevlana’ların, Yunus Emre’lerin ve Hacı Bektaş Velilerin irfanıyla yoğrulmuş Anadolu medeniyetinin çocuklarıyız… Aldığımız terbiye gereği babamıza bir ise annemize üç kat daha fazla hürmet, hizmet ve saygı duyar, onları baş tacı ederiz. Din ve geleneğimize göre erkek ve kadın birbirinin hasmı ve rakibi değil, biri diğerinin tamamlayıcısı olan bir bütünün iki parçasıdır. Birbirinden bağımsız değil, biri diğerine muhtaç aile yuvasının iki temel ögesidirler.
HELAL VE TAYYİB SERTİFİKALAMA VE DENETİM PROSEDÜRLERİ EĞİTİM PROGRAMI
29. Eğitim Programımız, 14-18 NİSAN 2020 Salı-C.tesi’günlerinde İstanbul’da “Daru’l Halal Medresesi Eğitim Merkezi”nde gerçekleştirilecektir.
Dünya Piyasasında Helal ve Tayyib Sertifikalı ürünlerin talebinin
giderek artması sonucu üretim sistemlerinde Helal Güvence Sisteminin devam etmesinin gerekliliği sonucunda, alanında tecrübe kazanmış, uzmanlaşmış Helal ve Tayyib sürecin eğitimini almış denetim hizmetini yürütecek eleman ihtiyacını da hızla arttırmıştır. Bir çok ülke bu ihtiyacı karşılamak için ülkelerinde Eğitim Programları uyguluyorlar.
GİMDES olarak ülkemizde, Helal ve Tayyib Sertifikalandırma hizmetine başladığımız 2009 yılından itibaren önemle üzerinde durduğumuz Helal ve Tayyib Sertifikalandırmada olmazsa olmaz olarak gördüğümüz, Helal ve Tayyib Sertifikalı Üretim uzmanı ve Denetim elemanı ihtiyacının ülkemizde de ortaya çıkacağı, bu doğrultuda tedbirlerin alınması gerektiği üzerinde durduk. Bu anlayışla, Bu güne kadar 28 defa her biri 5 gün süreli bir eğitim programını gerçekleştirdik ve 400’ü aşkın kursiyere başarı belgesi verdik. Düzenlemiş olduğumuz son denetçi eğitimi 25-29 KASIM 2019 tarihlerinde“Daru’l Halal Medresesi Eğitim Merkezi”nde gerçekleştirilmiştir. 2020 yılının ilk Helal ve Tayyib Sertifikalama ve Denetim Prosedürleri Eğitimi’nin 14-18 NİSAN tarihleri arasında Daru’l Halal Medresesi Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
Read the rest of this entry »
HER TOPLUM NESLİNDEN SORUMLUDUR
GİMDES Hanımlar Komisyonunun Ana okul yaş guruplarına
“Helal ve Tayyib Yeme Rehberliği” kapsamında sürdürdüğü çalışmalar beğeni ile karşılanıyor. Son olarak İkitelli Şenevler camii 4-6 yaş Kuran Kursunda Helal ve Tayyib Gıda Atölyesi etkinliğimiz yavrularımızla uygulamalı olarak yapıldı.
Bu vesile ile kısaca projenin tanıtımını hatırlatalım:
PROJENİN AMACI : Çocukluk döneminde ‘’Helal Lokma’’ bilinci yerleştirme ve çocukların gıda tüketiminde Helal –Haram temel kavramlarını öğrenmelerini sağlayarak hayatını bu esaslara göre tanzim etmesi için bir temel oluşturma.
Read the rest of this entry »
ÇOCUĞUNUZA BEDDUA ETMEYİN
Anne-babalar! Çocuklarınıza söylediğiniz beddua içeren sözlere dikkat edin
(Kendinize, çocuklarınıza ve mallarınıza beddua etmeyiniz! Duaların kabul olduğu bir vakte rastlar da, bedduanız kabul olur.) [Müslim]
Her anne-baba çocuğunun iyiliğini ister; onlara hayırlı dualarda bulunur. Ancak anne baba, yaramazlık yapan çocuğuna kızgınlık anında istemeyerek de olsa beddua edebiliyor. Özellikle anneler, daha duygusal olmaları ve hislerine hakim olmakta zorlanmaları sebebiyle çocukları için kendilerinin de razı olmayacağı kötü dileklerde bulunabiliyor. Dil alışkanlığı ile söylenen beddualar, dua vaktine rastladığında kabul oluyor. Ebeveynin kızgın anında yaptığı bir bedduayla çocuğuna kötülüğü dokunabiliyor.
Her kim olursa olsun birisine beddua etmenin, onun kötülüğünü istemenin dinimizce hoş karşılanmadığını biliyoruz. Peygamberimiz(sav)’in kendisine kötülük edenler de dahil kimseye beddua etmemiştir. “Peygamberimiz, Taif Seferi sırasında kendisini taşlatan, yoluna çalılar döşeyerek ayaklarının kan içinde bırakmış olanlara da dahi beddua etmemiştir. ‘Allah’ım onlara hidayet nasip eyle, olur ki onların neslinden İslam’a hadim olanlar çıkar.’’ diye dua etmiştir.
Evet, Peygamber Efendimizin maksat ve gayesi insanları bedduâlarla yok etmek, belâ ve musîbetlere uğratıp perişan etmek değildi. Aksine, insanların îmâna kavuşması, hidâyete ulaşması ve ebedî saadete ermesiydi. Her adımını bu gayenin tahakkuku için atıyor, her hareketini bu ulvî maksat için yapıyor, her teşebbüsünde bu eşsiz hedef bulunuyordu. Bu sebeple her dakikası bir nevi ibadetle geçiyor ve her anı nûrlu bir manzara olarak maziye akıp gidiyordu.
Ne yazık ki beddua günümüzde insanın kendisini rahatlatmak için söylediği sıradan sözler haline geldi.
Anne-babaların kötü niyetle olmasa da sinirli anında çocuklarına beddua edebilmektedirler. Peygamberimiz’in, “Kendinize beddua etmeyiniz, çocuklarınıza beddua etmeyiniz, mallarınıza da beddua etmeyiniz. Dilekleriniz, kabul edildiği zamana denk gelir de Allah bedduanızı kabul ediverir.” buyurduğunu hepimiz biliyoruz. Bir gün Abdullah İbni Mübarek Hazretleri’ne bir babanın gelerek çocuğunu şikayet etti, “Abdullah İbni Mübarek Hazretleri, ‘Çocuğuna beddua ettin mi?’ diye sorar. ‘Evet, beddua ettim’ diyen babaya Abdullah İbni Mübarek’in cevabı şöyle olur: Çocuğunun ahlakını sen bozdun.”
Ebeveynin bedduası, onların beddua etmedeki içtenlikleri, buna sebep olan mağduriyetleri ve duydukları acı ölçüsünde karşılığını bulur. Ama Allah(cc)’ın bu karşılığı ne zaman ve ne şekilde vereceği bilinmez. Bu sebeple anne babalar dilini bedduaya değil, duaya alıştırmalı. Ağızdan çıkan söz hayırlı olmalı.
